- Bu etkinlik geçti.
Bildiri: Matematik Öğretim Programında Değerlerden Erdemlere: TYMM’nin Pedagojik Dönüşümünün Tematik Analizi
Mayıs 15 @ 12:30
Özet
Bir öğrenci veri analizinde dürüstlüğü ne zaman öğrenir? Problem çözerken sabrı ne zaman kazanır? Geometrik tasarımda estetik duyarlılığı ne zaman geliştirir? Bu sorular, matematik eğitimini yalnızca bilişsel bir disiplin olarak konumlandıran geleneksel anlayışın sınırlarını açıkça gözler önüne sermektedir. Bishop (1988), matematiğin kültürel bir pratik olduğunu ve bu pratiğin rasyonellik, kontrol, açıklık ve ilerleme gibi temel değerleri içselleştirdiğini ortaya koymuştur. Seah (2008) ise öğrencilerin matematikte neyi önemli bulduğunun öğrenme kalitesini doğrudan belirlediğini göstermiştir. Bu bulgulardan hareketle güncel yaklaşımlar, matematik öğreniminin akademik çıktılarla sınırlı tutulamayacağını vurgulamaktadır. Değerler, tutumlar ve sosyal-duygusal beceriler bu sürecin ayrılmaz birer parçasıdır. Türkiye bağlamında 2018 Matematik Dersi Öğretim Programı değerlere Kök Değerler başlığı altında yer vermiştir. Ancak bu değerler matematiksel öğrenme süreçleriyle doğrudan ilişkilendirilmemiştir. Bu durum, değerlerin uygulamada büyük ölçüde örtük kalmasına yol açmıştır. 2024 yılında yürürlüğe giren Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (TYMM) bu boşluğu Erdem-Değer-Eylem çerçevesiyle aşmayı hedeflemektedir. Model, matematik öğretim programını değer temelli bir yapıyla yeniden biçimlendirmiştir. Söz konusu yeniden yapılanmanın içeriğini ve değerlerin programdaki yeni konumunu ortaya koymaya yönelik çalışmalar ise henüz oldukça sınırlıdır.
Bu çalışmanın amacı, 2018 ve 2024 Ortaokul Matematik Dersi Öğretim Programlarını karşılaştırmalı olarak inceleyerek değerlerin yeni öğretim programında nasıl konumlandığını ortaya koymaktır. Çalışmada nitel araştırma yaklaşımı benimsenmiştir. Veri kaynağı olarak Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan her iki ortaokul matematik öğretim programı (2018,2024) dokümanından yararlanılmıştır. Dokümanlar READ yaklaşımı doğrultusunda analiz edilmiştir. Veriler refleksif tematik analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Analiz süreci betimsel, pedagojik ve bağlamsal olmak üzere üç boyutta yürütülmüştür.
Bulgular, iki program arasında değerlerin konumlanışı bakımından belirgin bir dönüşüm olduğunu göstermektedir. 2018 programında değerler normatif ve örtük bir çerçevede sunulmuştur. 2024 programında ise Erdem-Değer-Eylem yaklaşımıyla bu değerler öğrenme çıktıları ve becerilerle bütünleşik biçimde eylem temelli bir yapıya kavuşmuştur. Veri işleme alanında eleştirel sorgulama ve yanlılığı tespit etme öne çıkan temalar arasında yer almaktadır. Sayılar ve işlemler alanında karar verme ve bilinçli tüketim vurgusu belirginleşmektedir. Geometri alanında estetik duyarlılık önem kazanmaktadır. Cebir ve olasılık alanlarında ise adalet ve tarafsız değerlendirme boyutları ön plana çıkmaktadır. Söz konusu dönüşüm teknikten eyleme, hesaplamadan karara, çizimden estetik duyarlılığa ve adalet temelli değerlendirmeye doğru belirgin bir yönelimi yansıtmaktadır.
Sonuç olarak Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, değerleri örtük bir unsur olmaktan çıkarmaktadır. Matematik öğretimi, yalnızca bilişsel kazanımlara odaklanan bir yapıdan bireyin etik, sosyal ve toplumsal sorumluluklarını içeren bütüncül bir öğrenme ortamına yönlendirilmektedir. Bu dönüşüm, matematiksel süreçlerin yalnızca işlem üretmeye değil, eleştirel sorgulama, adil karar verme ve sorumluluk alma gibi değer temelli eylemlerle de ilişkilendirilmesine dayanmaktadır. Araştırma yalnızca öğretim programı dokümanlarıyla sınırlıdır. Söz konusu dönüşümün sınıf içi uygulamalara yansımaları kapsam dışında bırakılmıştır. Bu doğrultuda değer temelli öğrenmeyi destekleyen ve bu kazanımları değerlendirmeye imkân tanıyan alternatif ölçme yaklaşımlarının geliştirilmesi önerilmektedir.
Betül DEMİRCİ, Atilla ÖZDEMİR
